''... Geri dönünce Roy’un öldüğünü öğrendim. Onu ve bir arkadaşını aynı top mermisi öldürmüş. Bu benim için korkunç bir darbeydi. Bir çok arkadaşımı kaybettim ve bir çok kişiyi ölürken gördüm, ama Roy benim kardeşimdi ... Roy’un ve 28’inde ölen 15 arkadaşının gömülmelerine yardım ettim. Onları Shell Green dediğimiz, ormandaki açık alanın kenarında yan yana gömdük. Roy’un cesedi bulduklarında paramparçaymış. Onu olabildiğince bir araya topladık – bir bacağını taşıdığımı hatırlıyorum. Bu korkunç bir şeydi.''
[Albert Facey, A Fortunate Life, 1984, sayfa.273]
Queen Elizabeth

''Bir askerin bir şey incelermiş gibi gözetleme boşluğundan bakan çerçevelenmiş yüzünü gördüm. Asker orada durdu. Billy ateş etti. Türk hemen gözden kayboldu, ancak teleskobumla kısmen, siperin içindeki askerlerin onu yerden kaldırırken kıpırdamalarını görebiliyordum. Böylece Billy’nin hanesine bir çentik daha atıldı ...''
[Ion Idriess, Desert Column, Sydney, 1982, sayfa.32] [AWM C00429]
Triumph

''Teneke kutuyu açar açmaz sinekler reçele hücum ettiler. Onlar bir arı kümesi kadar ses çıkarıyorlardı. Hep birlikte aralarında kavga ederek reçelin etrafını sardılar. Parkamı kutunun üzerine kapatıp, sinekleri içinden çıkartıp, reçeli bisküvinin üzerine sürdüm ve bisküviyi parkanın altından çıkardım. Fakat bir sürü sinek ağzıma girip, içinde uçuşmaya başladı. En sonunda, kutuyu siperden dışarı attım. Neredeyse öfkemden bağırıp çağırdım ... Burası dünyanın en lanet yerlerinden de lanet bir yer.''
[Ion Idriess, Desert Column, Sydney, 1982, sayfa.42]