
Gelibolu - Bolayır Vatan Şairi Namık Kemal Bey'in Mezarı

“Ölürsem görmeden millette ümit ettiğim feyzi, yazılsın seng-i kabrimde; Vatan Mahzun Ben Mahzun”
Namık Kemal
KANLISIRT

Anzak hatlarının önünde çekilen üç fotoğraftan biri.
''Ateşkesi (24 Mayıs) hiç unutmayacağım – gün boyu süren, zor, kokuşmuş ve mide bulandırıcı bir işti. Cesetleri taşımak için seçilenler ikişerli gruplar halinde cesetleri sedyelerle mezarların kazıldığı yere götüreceklerdi. İlk önce künyelerinin zincirlerini kesip, üzerindekileri bilgileri bize verilen bir kağıda kaydedecektik. Bazı cesetler o kadar çürümüştü ki, onlardan geriye sadece kemikler ve üniforma parçaları kalmıştı. 19’unda (o günden bu yana 5 gün geçti) ölen askerlerin cesetleri korkuç bir durumdaydı. Çoğumuzun midesi bulandığı için kısa süre çalışıp ara vermek zorundaydık. Çıkarmanın ilk günlerinde ölen bazı askerlerimizin cesetlerini bile bulduk.
Bu faaliyetin tamamı garip bir deneyimdi – bir gün önce birbirimizi paramparça ederken, şimdi düşmanlarımızla yakınlaşıp, birbirlerimize gülümsüyor ve sigara veriyorduk. Mezar kazıcıları ve dua okuyan pederlerin sesleri dışında pek ses çıkmıyordu. Top ve tüfek ateşi yoktu. Herşey sessiz ve garip gözüküyordu. Sol tarafımızda düz doruklu yüksek tepelerin üzerlerinde sayılarının binlere ulaştığını tahmin ettiğimiz insanlar vardı. Sivil Türk halkı ateşkesten yararlanıp, cesetlerin gömülmesini izlemeye gelmişlerdi. Bizlerden bir kaç mil (kilometre) uzakta olmalarına rağmen açıkça seçilebiliyorlardı.
Cesetlerin gömülmesi için öğlenin ilerleyen vaktinde bitirilmiş ve biz de siperlerimize çekilmiştik. Saat 16.00 ile 17.00 arasında tüfek ateşi tekrar başladı ve bunu top ateşi izledi. Tekrar iş başındaydık.''
[Albert Facey, A Fortunate Life, Ringwood, 1984, sayfa.268]