Savaş zamanı ANKARA'da, vakit geçirecek bir-iki kahveden başka yer
olmadığı için yatılı milletvekilleri, Öğretmen Okulu binasındaki Meclis
yatakhanesinde erkenden toplanmışlardı. Kimi söküğünü dikip çorabını
yamıyor, kimi çay içip laflıyordu. Birkaçı mektup yazmaktaydı.
20 lirası da milli savunmaya kesilen 100 lira aylıkla geçinebilmek
için yemeklerini de aynı binadaki yemekhanede yiyorlardı.
Tabldot ucuzdu. Topal yatakhane hademesi, fazla gaz harcanmasın
diye sadece iki lambayı yakmıştı.
Kapı gürültüyle açıldı, Kütahya Milletvekili Besim Atalay içeri girdi,
loş yatakhanenin ortasına kadar yürüdü, dik sesiyle bağırdı:
Takunyalılar, terlikliler, takkeliler, başı açıklar, sakallılar, sakalsızlar,
bütün milletvekilleri durdular.
"..Dışişleri Bakanlığı'ndan geliyorum."
Oturanlar, önemli bir haber olduğunu anlayarak ayağa kalktılar.
"..Bekir Sami Bey, İngilizlerle de, esir değişimi için bir sözleşme
imzalamış."
Bir sevinç uğultusu yükseldi. Besim Atalay'ın çevresine üşüştüler.
Manisa Milletvekili Süreyya Yiğit, neşeyle "Bravo Bekir Sami'ye.."
diye haykırdı,
"..öyleyse Malta'daki bütün Türkler serbest bırakılacak!"
Besim Bey soğuk bir sesle, "Hayır!" dedi.
"Biz elimizdeki bütün İngiliz esirlerini geri veriyoruz.."
"..Onlar, yalnız uygun gördükleri Türkleri serbest bırakacaklar."
ERTESİ GÜN İngiliz Yüksek Komiseri Sir Rumbold, Müsteşarı Rattigan'a,
General Harington'un telefonla bildirdiği şaşırtıcı haberi verdi:
"Ankara hükümeti esir değişimi sözleşmesini de reddetmiş."
Rattigan sapsarı kesildi:
"Haber Ankara'daki ajanımızdan geliyor."
"29 İngilize karşı 64 Türkü serbest bırakıyoruz.
Mustafa Kemal daha ne istiyor?"dedi..
Rumbold cevap verdi: "Malta'da esir olan bütün Türkleri"
YORUM İÇİN '' TIKLAYINIZ.... ''