
Düşmanın Bir Türk Esirinden Aldığı Dua Kitabı...Ağustos 1915
''Kuzeye doğru at sürdüğümüz bu yol boyunca yer alan siperler, bir yarıntının bunları ayırdığı yer dışında, birbirlerinden 50 yardadan (45 metre) daha uzakta değildi ... Burada, 3 yıl önce askerlerin geceleri sürünmelerinin bile mümkün olmadığı bu yol boyunca Steele, Courtney ve Quinn’in önünden at sürerek geçmek heyecan vericiydi. Askerlerin kemikleri ve parçalanmış üniformaları her yere saçılmıştı ... ''
[Charles Bean, Gallipoli Mission, Sydney, 1990, sayfa.50]

Ekim 1915 - Bir Keskin Nişancı...
... onlar yol üzerinde olmayan uygun bir yere yığılmışlar; bazı yerlerde siperlerin arkasındaki koruyucu tümseğin üzerine atılmışlar. Etrafta, yaşayanlardan çok ölüler var.
[De Vine’den alıntı. Bill Gammage, The Broken Years, Ringwood, 1990, sayfa.84] [AWM A04029]

Düşman Hatlarında Bir Postane - Ekim 1915

Dinlenen Anzaklar - Aynı Tarih...

Atış Anı - Düşman Hatları...

Mevzide Düşman Askerleri... 1

2
Türklerin ve bizimkilerin yaralı vücutları ... 3’er 4’er üst üste yığılmışlardı ... bombalar yağmaya devam ediyordu, ancak düşen askerlerimizin yerlerini hemen yenileri alıyordu. Siperimizde, bizim yaralıların yanı sıra kendi bombalarıyla paramparça olan Türk yaralıları da yatıyordu. Yaralılarımız düşünmeye hiç vaktimiz olmadı ... onların aman dilemelerine karşılık verilmedi ... Bazı zavallı askerler 30 saat yerde yatıp, yardım gelmesini bekliyorlardı ve bir çoğu beklerken öldüler.
[Er John Gammage’den alıntı. Les Carlyon, Gallipoli, Sydney, 2001, sayfa.360]

Dinlenen Bir Düşman Askeri..

Süngü Takmış Bekleyen Düşman Askerleri...

Makineli Tüfeği İle Mehmetçiğin Üzerine Ölüm Kusan Bir Düşman Askeri...
İsmi belirsiz bir turist, 1918 yılında savaş hemen bittikten sonra buraya geldiğinde, dökülen kanın izlerini gördü:
Siperlerin içine düşmüş toprakta yığılmış veya kümelenmiş o kadar çok etsiz, beyaz kemik vardı ki, geçmek için bunlara basmak zorunda kaldık.
[Aralık 1918’de Kanlısırt’ı ziyaret eden ismi belirsiz kişiden alıntı. John North Gallipoli: The Fading Vision, Londra, 1936, sayfa.219]