16 12 2006

DÜRÜSTLÜK ÜZERİNE BİR HİKAYE

Bir zamanlar, Uzak Doğu'da, artık yaşlandığını ve
yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir imparator
varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine; kendi
yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş.  Bir gün,
ülkesindeki tüm gençleri çağırmış ve:

"Artık tahttan inip yeni bir imparator seçme vakti
geldi. Sizlerden birini seçmeye karar verdim." demiş.

Gençler şaşırmışlar, ancak o sürdürmüş:
"Bugün hepinize birer tohum vereceğim. Bir tek
tohum... Ama bu çok özel bir tohum. Evlerinize gidip
onu ekmenizi, sulayıp büyütmenizi istiyorum. Tam bir
yıl sonra büyüttüğünüz o tohumla buraya geleceksiniz.
Sizi, yetiştirdiğiniz o tohuma göre değerlendirip,
birinizi imparator seçeceğim."

Saraya çağırılan gençlerin arasında Ling adında biri de varmış.
O da diğerleri gibi tohumunu almış...
Evine gidip heyecanla olayı annesine anlatmış.
Annesi bir saksı ve biraz toprak bulup, onun tohumu
ekmesine yardım etmiş. Sonra birlikte dikkatlice
sulamışlar. Her gün sulayıp büyümesini bekliyorlarmış.


Yeterince zaman geçtikten sonra diğer gençler
tohumlarının ne kadar büyüdüğünü anlatırken, Ling
hayal kırıklığı içinde, kendi tohumunda hiçbir
değişiklik olmadığını görüyormuş.

Üç hafta, dört hafta,beş hafta geçmiş... Hâlâ hiçbir
gelişme yokmuş. Diğerleri yetişen bitkilerinden söz
ederken Ling çok üzülüyormuş. İmparatorun onu
beceriksiz sanmasından çok endişeleniyormuş.
Arkadaşlarına da hiçbir şey diyemiyor, sabırla
bekliyormuş.
Sonunda bir yıl bitmiş ve gençlerin yetiştirdikleri
bitkileri imparatorun huzuruna götürecekleri gün gelip çatmış.
Ling, annesine boş saksıyı götüremeyeceğini
söyleyince, annesi ona cesaret verip; saksısını
götürüp dürüst bir şekilde olanları imparatora
anlatmasını istemiş. Ling, pek istemese de, annesinin
sözünü tutmuş ve boş saksıyla saraya gitmiş.

Saraya varınca arkadaşlarının yetiştirdiği bitkilerin güzellikleri
karşısında şaşırmış.

Sonra imparator gelmiş ve tüm gençleri selamlamış.
Ling, arkalarda bir yerlere saklanmaya çalışıyormuş.
"Ne büyük bitkiler, çiçekler ve ağaçlar
yetiştirmişsiniz. Bugün biriniz imparator olacak."
demiş imparator.

Aniden arkada elinde boş saksısıyla Ling'i fark etmiş.
Hemen muhafızlarına onu öne getirmelerini emretmiş.
Ling çok korkmuş. "Sanırım beceriksizliğimden dolayı
beni öldürtecek."

Ling öne geldiğinde imparator adını sormuş.
"Adım Ling." demiş.

Diğer gençler gülüşüp onunla alay etmeye başlamışlar. İmparator onları
susturmuş. Ling'e ve elindeki saksıya dikkatle bakıp kalabalığa doğru
dönmüş. "Yeni imparatorunuzu selamlayın. Adı Ling!" demiş.

Ling inanamamış. Çünkü tohumunu yeşertememiş bile,
nasıl imparator olurmuş?...

İmparator devam etmiş:
"Bir yıl önce burada herkese bir tohum verdim. Siz
ekip, sulayıp bir yıl sonra getirecektiniz. Ama
hepinize kaynamış tohum vermiştim. Asla büyüyemeyecek
olan... Ling'in dışında herkes ağaçlar, bitkiler ve
çiçekler getirdi; çünkü tohumun büyümediğini fark
edince hepiniz onu bir başka tohumla değiştirdiniz.
Sadece Ling içinde benim verdiğim tohum olan boş
saksıyı getirme cesaret ve dürüstlüğünü gösterdi.
Beklentisi gerçekleşmeyince umutsuzluğa kapılsa da, dürüstlüğünden
vazgeçmedi... Onun için yeni imparatorunuz o olacak!"

***
En sade doğrular mı?
Rengârenk yalanlar mı?

2085
0
0
Yorum Yaz