09 04 2007

ÇOCUK OYUNLARI - OYUN OYNA - ESKİ OYUNLAR

DOKUZTAŞ:

Oyun için dokuz küçük taş bulunur. Bu taşların azami derecede düz olmasına özen gösterilir. Bir de bu taşları düşürmeye yarayacak küçük lastik top gerekir. Oyuna başlamadan önce grup ikiye ayrılır. Sonra da hangi grubun daha önce başlayacağına dair bir yassı taşın bir yüzüne tükürülür ve “ yaş – kuru “ atılır. Yaş kuruyu kazanan grup taşların bulunduğu noktadan 15–20 metre uzağında çizilen bir çizginin dışına geçerler. Taşları koruyacak olan grup dokuztaşı düz bir taşın üzerinde üst üste dizerler. Yaş kuruyu kazanan grup sırası ile topu dizili taşlara atarak onları yıkmaya çalışır. Atışlarda taşlar yıkıldığında ebe grup uzaklaşan topu almaya gittiğinde topu atan grup taşları tekrar üst üste dizmeye çalışır. Bu arada ebe grup topu yakalayıp da rakip oyuncuları oyun sathı içinde vurmayı başarırsa vurulan oyuncu oyun dışında kalır. Top diğer oyuncular tarafından atılıp yıkılmaya ve akabinde vurulmadan yine dizilmeye çalışılır. Eğer bunu başarırsa vurulup oyun dışı kalan bütün oyuncularını kurtarmış ve oyuna tekrar katmış olur. Bu işi hiçbir oyuncu başaramadığı takdirde oyunu kaybederler ve ebe olan grup onların yerini alarak oyuna başlarlar.

KÖREBE:

Grup oyunlarındandır. Karma oynanır. Oyuna başlamadan önce tekerleme ya da sayı ile “ebe” belirlenir. Ebenin gözü eşarpla bağlanır. Sonra bir meydanda ebe tarafında serbestçe dolaşır. Ebenin görevi arkadaşlarından birini eliyle yakalayıp ebelikten kurtulmaktır. Oyuncular, oyun esnasında “körebe sesime gel” diye seslenip elleriyle ebeye dokunarak eğlenirler. Ebe bu seslenmelerden ve oyuncuların kendisine dokunmalarından yararlanarak oyunculardan birini yakalamaya çalışır.

BEŞTAŞ:

İki kişi ile oynanan bir oyundur. Oyunun malzemesi beş adet misket büyüklüğünde yuvarlak taştır. Oyuna başlayan oyuncu beş taşı avucunun içine alıp salladıktan sonra yere bırakır. İçlerinden bir tanesini eline aldıktan sonra havaya fırlatır, aynı anda yerdeki taşların birini avuç ile alıp ve eliyle yukarıya fırlattığı taşı tutar. Önce tüm taşları birer birer; ikinci turda ikişer ikişer; daha sonra üçünü bir, diğerini tek olarak alır. Sonunda da yerdeki dört taşın hepsini bir defada alır. Sonra bir elinin baş ve orta parmaklarını yere koyarak bir köprü yapar, diğer eliyle taşları yere fırlatır. İçlerinden birini eline alır ve onu yine havaya atarken yerdeki taşları iki ya da üç hamlede eliyle kurduğu köprünün altından geçirir. Hepsini geçirdiğinde oyunu kazanır. Bunları yaparken havaya fırlattığı taşı düşürürse, ya da yerdeki taşları alırken diğerlerine temas ederse oyun sırası diğer oyuncuya geçer.

DALYE:

Oyun iki grup arasında karma olarak oynanır. Oyun malzemesi bir top ve yassı taşlardır. Taşların sayısını oynayanlar belirler. Ortalama olarak yedi, sekiz taşla oynanır. Yassı taşlar üst üste dizilir. Atışı yapacak takımın bir oyuncusu eline topu alarak yaklaşık dört-beş metre uzaklıktan taşlara doğru yuvarlar. Amaç taşları yıkmaktır, elbette ne kadar az taş yıkarsa işleri de o kadar kolaylaşacaktır. Atış yapılıp taşlar yıkılırsa oyun başlamıştır. Top karşı takımdadır, atışı yapanlar yıktıkları taşları üst üste tekrar dizmeye başlar. Oyun böyle devam eder.

ÜÇTAŞ:

İki kişilik bir oyun olup karma bir şekilde oynanır. Her oyuncu üçer taşla her yere basitçe çizilebilen şekil üzerinde oynanır. Oyuncular sırası ile taşları istedikleri bir noktaya koyarlar. Amaç kendi taşlarının üçünü bir araya getirmektir. Bunu yaparken, rakibi kollamak da gerekiyor. Taşların hepsi konduktan sonra, ilk taşı konanın oynaması gerekir. Taşlar konulup elde kalmayınca şekil üzerindeki taşlar sadece boş olan yerlere hareket ettirilebilir; ama sadece bir basamak olmak şartı ile. Önünde kendi taşı varsa dahi hareket edemez. İlk kez üçtaşı yan yana ya da alt alta getiren oyunu kazanır. Oyuncuların taşlarının karışmaması için değişik şekil ya da renkte taşlar seçilir.

ÇELİK ÇOMAK:

En çok oynanan oyunların başında gelmektedir. Karma olarak oynanır. Bir değnek ile çelik denen yaklaşık 20–25 cm. uzunluğunda ki parmak kalınlığında ki ağaç parçası oyunun malzemesidir. En az iki kişi ile oynanır, takım halinde de oynanabilir. Düzgün bir yere değneğin ucunun rahatça girebileceği genişlikte ve derinlikte bir yarık açılır. Bu yarığın üzerine çelik yerleştirilir. Oyuna başlayan oyuncu değneğinin ucunu, çeliğin altındaki yarığa sokarak tüm gücü ile rakibinin yakalayamayacağı kadar uzağa fırlatır ve değneğini çeliğin pozisyonundaki gibi çukurun üzerine koyar. Bu sırada diğer oyuncu yaklaşık 15–20 metre karşısında yerini alır, çeliği yakalamaya çalışır. Çeliğe elindeki değnekle vurursa ya da yakalarsa oyun sırası kendisine geçer. Vurmaz ise çeliğin düştüğü yerden alıp, çeliğin fırlatıldığı çukurun üstüne rakibinin koyduğu değneğe doğru atarak ona temas ettirmeye çalışır. Eğer değneğe vurursa atış sırası yine kendine geçer. Vuramaz ise atışı yapan oyuncu değneğini alarak yerdeki çeliği sadece değneğin yardımı ile havalandırarak havada iken değnekle vurarak, uzağa atmaya çalışır, çünkü ne kadar uzağa atarsa o kadar çok sayı kazanacaktır. Aynı şekilde toplam üç kez vurur. Eğer rakip oyuncu çeliğin son ulaştığı yer ile fırlatıldığı çukur arasındaki mesafeye üç kez atlayarak ulaşabilir ise oyun sırası kendine geçer. Üç kez atlama sonucunda ulaşamayacaksa, diğer oyuncu çeliğin düştüğü yerden alarak adımlarını saymaya başlar, atış yapılan yere kadar sayar. Oyuncular hangi sayı üzerinde anlaşmışlar ise o sayıya ilk ulaşan kazanır.

GÜVERCİN TAKLASI:

Dörder kişilik iki takım ile oynanır. Ebe takımından iki kişi birbirlerine arkaları dönük olarak dururken diğer ikisinden biri ön tarafa diğeri arka tarafa olmak üzere kafalarını ayakta duran arkadaşlarının bacaklarının arasına sokarlar. Diğer takımın oyuncuları önde yarı yatık duran oyuncunun sırtına ellerini koyarak, ayakta duran bellerini aralamış oyuncuların arasından takla atarak arkadaki oyuncunun üzerinden yere inerler. Yatan ve ayakta duran oyuncular atlama yapan oyuncuları engelleyici harekette bulunamazlar. Bulunurlarsa atlayış tekrarlanır. Oyunculardan biri taklayı atamaz ise tüm takım olarak diğer takımın yerine geçer. Oyun aynı şekilde devam eder.

UZUN EŞEK:

Genellikle bu da bir hakem ile dörder kişilik iki takım arasında oynanır. Hakem olan kişi bir duvara ya da dayanabilecek bir yere sırtını verir bacağını açar. Oyuncunun biri kafasını hakemin bacaklarının arasına koyar ve belini düz bir şekilde tutar. Takımın diğer oyuncuları da onun arkasına aynı biçimde dizilirler. Diğer takımın oyuncuları sırası ile bunların sırtlarına atlarlar. Dört oyuncu da atladıktan sonra da takımın ebesi eliyle bir sayı gösterir: “Eşeğim kaç yaşında ?” ya da “Çıtı mıtı kaç? “ diye sorarlar. Sayı ondan fazla olamaz. Altta yatan takımın ebesi bu sayıyı tahmin etmeye çalışır. Eğer doğru tahmin edemez ise diğer takım yine atlayış yapar. Tahmini doğru yaparlar ise, yani sayıyı bilirler ise, atlama yapan oyunculardan biri yere düşerse ya da ayağı yere değerse, takımlar yer değiştirir. Atlayış yapma sırası diğer takıma geçer.

MİSKET:

Bu oyun erkekler arasında oynanır. Yere açılan küçük bir çukura belli bir mesafeden atılır. Çukurun içine konan oynama önceliğine sahip olur. Çukurun içine konulmamış ise en yakınına konan oyuna başlar. Misketi başparmağı ile işaret parmağı arasına kıstırarak rakibinin misketini vurmaya çalışır. Her vuruş sayı kazandırır.

YUMURTA DÖVÜŞTÜRME:

Genellikle karma olarak oynanır. Oyuncular soğan kabuğu veya saman ile boyanan yumurtaları tokuştururlar. Yumurtası kırılan oyuncuya mani söyletirler.

BİCİK:

Karma olarak oynanır. En az iki kişi gereklidir. Oynayanlar ellerine on ikişer tane küçük taş alırlar. Onları havaya atıp ellerinin üstü ile kapmaya çalışırlar. En çok kapan elinin üstündeki taş kadar sayı kazanır.

ZIMBA:

Genellikle kızlar tarafından oynanan bir oyundur. Bir kişi yere daire çizer. Daireyi çizer kişi çizili dairenin içine girer “zımba” der ve tek ayağı ile diğer arkadaşlarını yakalamaya çalışır. Yakalanan kişi çemberin içine girerek aynı şekilde oyunu devam ettirir.

SİMİT:

Erkekler tarafından oynanan bir oyundur. Bir kişi daire çizer ve çizili dairenin içine girer. Diğer arkadaşları da daireden bir kaç metre uzakta bekler. Çizili dairenin içerisindeki kişi hiç sesini kesmeden “simit” diye bağırarak arkadaşlarından birini yakalamaya çalışır. Eğer ebenin sesi kesilir ise tekrar çizili dairenin içine girerek ebe olur. Bir arkadaşını yakalar ise yakalanan arkadaşı ebe olur.

ONBİR ELLİ:

Karma olarak oynanan bir oyundur. En az dört kişi ile oynanır. Oynayanlar aralarından birini seçer, seçilen arkadaşlarını yakalamaya çalışır. Yakalanan kişi yakalayan arkadaşından olur ve diğer arkadaşlarını yakalamaya çalışırlar. Arkadaşlarının hepsi yakalandığında oyun sona erer.

DON ATEŞ:

Genellikle erkekler tarafından oynanır. Bir kişi arkadaşlarını yakalamaya çalışır. Kaçanlar yakalanmamak için “don” der. Sonra ebe kişi don diyene dokunur ve don diyen kişi oyuna tekrar devam eder.

YAĞ SATARIM:

Karma olarak oynanır. Yere bir daire çizilir. Oynayacak kişiler bu daire etrafında toplanırlar. Bir kişi ebe seçilir. Ebe “yağ satarım, bal satarım, ustam ölmüş ben satarım” diye mani söyleyerek daire etrafındaki çömelen oyunculardan herhangi birinin arkasına elindeki mendili bırakır. Arkasına mendil bırakılan kişi mendili görürse alıp ebeyi kovalamaya başlar. Ebe yakalanmamak için onun kalktığı yere doğru koşarak çömelir.

LİMON:

Karma olarak oynanır. Oynayanlar bir ebe seçer. Seçilen kişi “limon” der ve arkadaşlarını kovalamaya başlar. Yakalanan limon der ve oyundan çıkar.

YÜZÜK OYUNU:

Karma oynanan bir oyundur. On iki yarım ceviz ile oynanır. Cevizlerin içi oyulmuştur. Düz bir tepsiye altında mısır tanesi saklanacak biçimde düz kapatılır. Karşı oyuncu mısırı ilk hamlede bulur ise saklama sırasını alır ve tepsiye dizerek yeniden saklar. Her buluşta puan yazılır. En az puan alan yenilip iddiasına girilen şeyi alır.

UŞLAMBA:

Karma olarak oynanır. En az iki kişi ile oynanır. Yaş dallardan kesilen bir metre boyunda ağacın zıplatılması ile oynanır. Belli bir mesafede sınıra konan sopa ile zıplatılan dalın birbirine değmesi sonucu oyun devam eder. Yerdeki sopayı vuran kişi daima ciridi zıplatmaya devam eder. Vuramayan kişi diğer oyuncuyla yer değiştirir.

TURA:

Karma oynanan bir oyundur. En az dört kişi ile oynanır. Ağaca iki üç metre uzunluğunda ip bağlanır. Bir kişi ebe seçilir. Ebe bağlı ipten tutarak ipi elinden bırakmaz. Diğerleri ise ellerinde bulunan eşarpları düğüm yaparak ebeye vurmaya çalışırlar. Ebe de onların vurduğu eşarbı kapmaya çalışır. Eşarbı kaptıran oyuncu ağaca bağlı olan ipten tutar ve ebe olur. İpi yakalayamayan, diğer oyuncuları sırtına bindirerek onları ağacın etrafında dolaştırır.

TOT:

Karma oynanan bir oyundur. En az üç kişi ile oynanır. Herkesin elinde bir buçuk metre boyunda sopa bulunur. Ortaya 25–30 Cm. derinliğinde çukur açılır. Bir kişi ebe seçilir. Ebenin görevi ağacın kökünden yapılan yuvarlak yumruk biçiminde totu çukura kondurmamaktır. Diğerlerinin görevi totu çukura koymaktır. Çukura koyan ebenin sırtına binip çukur etrafında dolanır.

TOT 2:

Genellikle erkek çocukları arasında oynanan, biraz sertlik ve güç gerektiren bir oyundur. Her oyuncu kendine yemek tabağı büyüklüğünde bir taş bulur. Sonra, irice bir muma benzeyen ve adına “TOT” denilen bir taş, düz bir kaya üzerine dikilir. Buradan beş adım uzaklıktaki bir noktaya çizgi çekilir. Bütün oyuncular çizginin arkasından ellerindeki kaya parçası ile atış yaparak totu yıkmaya çalışırlar. Totu yıkmayı başaran oyuncu devrilme mesafesi ile dikilme mesafesi arasındaki uzaklığı ayağı ile ölçer. Bu ölçme işlemi esnasında –her ayağa bir kelime denk gelecek şekilde – şu sayma tekerlemesi söylenir:

Nal mıh

Kayısı sayısı

40, 41, 42,43,44,45,46,47,48,49

Ne topuz

Yaman topuz

Yarım elma, bütün elma

Harul hurul

Çık da gel kurtul.

Bu saymayı önce tamamlayan oyuncu oyunu kazanır.

EDE GÖDE:

Karma oynanan bir eğlence türüdür. Yağmur yağdığı zaman oynanır. Çocuklar tarafından topluca bir kalas üzerine çamur konarak iki kişi omzuna aldığı kalası taşır. Çocuklar topluca ev ev dolanarak yağ ve bulgur toplarlar. Toplanan bulgur ve yağı diğer kişi çuvalına koyar. Yenecek kadar toplandıktan sonra bir eve misafir olup bulgur pilavı yaptırılır. Topluca maniler söylenerek pilav yenir.

BEZİRGÂN BAŞI:

En az on kişi ile oynanan bir oyundur. Oyuncular aralarından iki seçerler. Bunlardan

Biri ‘altın saat ‘diğeri ‘altın bilezik' adını alır. Sonra ikisi yüz yüze dururlar, el ele tutuşup ellerini havaya kaldırırlar. Tek sıra halinde dizilmiş olan diğer çocuklar:

Aç kapıyı bezirgân başı

Bezirgân başı...

Kapı hakkın ne verirsin?

Arkamdaki yadigâr olsun

Yadigâr olsun

Tekerlemesini söyleyerek bunların arasından geçerler. Dizinin son çocuğu yakalanır, kulağına “ Altın saat mi istersin; altın bilezik mi?” diye sorulur. Verilen yanıta göre çocuk soruyu soranlardan birinin arkasına geçer. Bu işlem tüm çocukların iki gruba ayrılmasına dek sürer. Sonra her iki grup çocukları birbirlerini bellerinden sıkıca tutarlar. Orta yere çizilen bir çizginin iki tarafında yer alan gruplar birbirlerini çekerek güç gösterisine girerler. Çizgiyi geçen grup oyunu kaybeder, yenik düşer. Oyun bu şekilde çocuklar bıkıncaya kadar sürer.

TİLKİ TİLKİ SAATİN KAÇ? :

Bir çok kişiyle oynanır.Kişilerden biri ebe olarak seçilir ve ebeyle oyuncular arasına bir mesafe konur. Oyuncular "TİLKİ TİLKİ SAATIN KAÇ" derler.Tilki söylediği sayıya göre adım atar.Eğer tilki kazan dibi derse oyuncu başlangıç noktasına geçer. Adımları sırasında ebenin yanına en çabuk kim ulaşırsa o ebe olur ve oyun yeniden başlar.

EBLEM SUBLEM :

Oyunculardan bir ebe seçilir ve ebeyle oyuncular arasına mesafe konulur.Ebenin arkası oyunculara dönüktür.ebe "eblem süblem sulu sulu bamya kaplumba" deyinceye kadar oyuncular adım atar.tekerleme bittikten sonra hemen arkasını döner ve oyuncular oldukları yerde kımıldamadan kalırlar.hareket eden ebenin yanına geçer.ebe arkası dönükken ona adımlarıyla ilk ulaşan "elma armut kel Mahmut"der ve kaçar.ebe eğer birini yakalarsa o ebe olur yakalayamazsa tekrar ebe olur.

KULAKTAN KULAĞA :

Birçok kişi yan yana oturur ve ilk baştaki yanındakinin kulağına bir şey söyler.Söylenenden anladığını oda yanındakine söyler ve bu son kişiye kadar devam eder.Son kişi ayağa kalkar ve bağırarak söyler.

Söylenen doğruysa en sondaki başa geçer ve oyun devam eder. Eğer söylenen yanlış ise herkes aynı yerinde kalır ve oyuna devam edilir.

İSİMLİ KOVALAMACA :

Ebe birini kovalarken, kovalanan bir isim söyler.İsmi söylenen kişi ebe olur ve başkasını kovalamaya başlar .Yakalanan kişi oyundan çıkarılır.

 

EVCİLİK :

Bu oyun hayal ürünü bir oyundur.anne baba çocuk seçilerek oynanır veya oyuncak bebekler konuşturulur.

ALİLER :

İki grup oluşur. Gruplar el ele tutuşarak karşılıklı bir duruş alırlar. 1. grup"ALİLER, ALİLER

ÇİNGENE ALİLER" diyerek karşı gruba doğru ilerlerler. 2. grup geriye doğru ilerleyerek:

- NE İSTERSİN , NE İSTERSİN BİZİM SARAYDAN diye yürür.

1.G. - İÇİNİZDEN DIŞINIZDAN BİR GÜZEL VARMIŞ.

2.G. - O GÜZELİN O ŞİRİNİN ADI NE İMİŞ.

1.G. - O GÜZELİN O ŞİRİNİN ADI ( oyunculardan birinin adı söylenir)

2.G. - ALLADA OLSA PULLADA OLSA BİZ KIZIMIZI VERMEYİZ

1.G. - ALLADA OLSA PULLADA OLSA BİZ KIZIMIZI İSTERİZ.

1.Gruptan iki kişi seçilir ve el ele tutuşurlar.İsmi söylenen kişi eğer o eli açarsa, istedikleri bir kişi kendi gruplarına geçer. Eğer açamazsa kendi karşı gruba gider. Bu oyun son bir kişi kalana dek devam eder. Son kişi çürük elma seçilir ve kovalamaya başlar.Ebeden kurtulmak için yere çömelmek gerekir. Çömelmeyeni ebe yakalarsa o kişi ebe olur ve kovalamaca devam eder.

YAĞ SATARIM BAL SATARIM :

Çocuklar el ele tutuşarak geniş bir daire oluştururlar ve yere çömelirler.Ebe eline bir mendil alır ve dairenin dışında dönmeye başlar. Oyuncular şu tekerlemeyi söylerler.

(YAĞ SATARIM BAL SATARIM , USTAM ÖLMÜŞ BEN SATARIM.)

(USTAMIN TACI KİRLİ KİMİLLİSE KİMİLLİ)

Ebe mendili bir kişinin arkasına koyduğu sırada şu tekerlemeyi söylerler.

(ZAMBAK ZUMBAK DÖN ARKANI İYİ BAK.)

Arkasına mendil konan kişi ebeyi kovalarken şu tekerlemeyi söylerler.

(EŞEK DAYAK YİYOR.)

Ebe yakalanmadan arkasına mendil koyduğu oyuncunun yerine oturursa ,arkasına mendil konan oyuncu ebe olur.Yakalanırsa tekrar ebe olur ,oyun böyle devam eder.

KUTU KUTU PENSE :

Oyuncular el ele tutuşur ve bir çember oluştururlar.Dönmeye başlanır ve dönerkende

(KUTU KUTU PENSE ELMAMI YENSE

ARKADAŞIM -------------ARKASINA DÖNSE.) İsmi söylenen oyuncu arkasını döner ve oyun devam eder. Tüm oyuncuların ismi söylenir.

ÇÖM ÇÖM ÇÖMELEK :

Oyuncular (ÇÖM ÇÖM ÇÖMELEK)der ve makas işareti,baş parmağı havada, baş parmağı yerde olmak üzere işaretler yaparlar.Aynı işarette olan oyuncular ebe seçilir.Ebeler yere çömelerek el ele tutuşurlar.Sırayla diğer oyuncular ebelerin eli üstünden atlarlar.Atlarken ebeye deyen çöm çöm çömelek yapar ve yeni ebeler seçilir.

DOKUZ AYLIK :

Öğrenci potanın altında durur ve oyuncular sırayla topu potaya atarlar.sayıyı 9 ‘a ulaştıramamışlarsa,son oyuncu topu baştan geçirirse sıra ilk oyuncuya tekrar gelir.atamazsa son oyuncu potanın altına girer ve potanın altındaki oyuncu ilk oyuncu olur.sayıyı 9'a tamamlayan oyuncunun her attığı 2 sayılır ve sayısı 9'a tamamlanan oyun dışı kalır.

EŞEK OYUNU :

Bu oyun kızlara özeldir.kızlar sıraya girer ve topu duvara atarlar.top yere değerken üstünden atlarlar.topa değen veya alçak atan yanmış sayılır ve duvara geçerler.diğer oyuncular yanan oyuncuların boylarının üstünden atmak zorundadırlar.son kişi yanıncaya kadar devam eder.son kişi bütün oyuncuların başının üstünden topu duvara vurur.top yere düşerse duvardaki oyuncu kurtulur.sonra kalan oyunculara top verilir ve sırtları duvara dönük şekilde topu duvara vururlar ve topu son kalan tutamazsa bu oyuncularda çıkar ve oyuna devam ederler

 

TONBİŞ :

İlk önce şekli çizilir ve bu oyun 2 kişiliktir.1. oyuncu taş ile 2. oyuncu da kiremit ile oynar.taşların üçü de art arda gelirse TOMBİŞ olur.taşlar çizgiye göre hareket eder.ortadaki taş her yere gidebilir.ama köşedeki taşlar 3 yöne hareket edebilir.

ÇİZGİ :

bu oyun taşla oynanır.taş ilk önce 1. bölüme atılır ve 2. bölüme tek ayak üzerinde geçilir.çizgiye basılırsa veya taş çizginin üstüne gelirse yanarsın ve 2. oyuncuya sıra geçer.

B MEKTUP ÇİZGİSİ :

Bu oyunun tek farkı şeklinin farklı olmasıdır diğer kurallar aynen geçerlidir.sadece 5. bölümde çift ayak üzerinde durulabilir.oyun 6. bölümü de bitirince gözü bağlı şekilde tekrar oynanır.buda bitince taşı 1. bölümden arkası dönük biçimde taşı atar.taşın geldiği bölüm onun olur ve oraya çift ayak basabilir.o yere başkası basamaz.ve oyun tekrar baştan başlar.

CAN ORTADA SIÇAN :

Bu oyun grup oyunudur.gruplardan biri içerdeki oyuncular vururken,içerdeki oyuncularda topa deymemeye çalışırlar.topu yere deymeden havada tutan içerdeki oyuncu can kapmış olur ve vurulsa bile çıkmaz veya içeriye gruplarından birini sokabilir.içerde son kişi kalıncaya kadar devam eder.oyuncu 6 kez atılan topta vurulmazsa altıları yağlamış olur ve tekrar onlar oynar.vurulursa öteki grup içeri girer.

MENDİL KAPMACA :

2 grup oluşturulur.sıra ile gruplar girer ortada bir kişi bu bulunur ve eli yukarıda mendil tutar.ilk oyuncular koşmaya başlar mendili ilk alıp tekrar eski yerine dönen oyunu kazanır.bu diğer oyuncularda da gerçekleştirilir.ama mendili kapanı diğer grubunun oyuncusundan birisi vurursa galibiyet karşı tarafa geçer.

ŞAŞIRTMACA OYUNU :

İki kişi arasında ellerle oynanır. 1.nin sağ eliyle 2. sol eli ,1. sol eliyle 2. nin sağ eli vurulur.sonra iki, el birbirine vurulur.bu hızlı bir şekilde devam eder.şaşıran tokadı yer.(şaşırtmaca oyunu şaşırana bir tokat)tekerlemesi söylenir.

PAS :

Bu oyun topla oynanır.top havadan yukarı doğru atılır.yere düşürmemeye çalışılır.yere düşüren oyun dışı kalır.bu oyun eşekli olarak da oynanır.topu yere düşüren e-ş-ş-e-k harflerini sırasıyla alır.ilk eşek çıkana son çıkan ceza verir.

HAVALI İSTOP :

Bu oyun topla oynanır.bir kişi topu havaya atarak bir isim söyler.ismi söylenen kişi topu yere değdirmeden tutarsa tekrar isim söyler.yere değerse topu kapana kadar diğer oyuncular kaçar.ebe topu tuttuğu zaman -istop- der ve oyuncular adım atamaz.ebe renk söyler ve kovalamaya başlar oyuncularda rengi arar rengi tutan vurulmaz vurulan ebe olur oyun dışı kalır.oyun tekrarlanır ve sona kalan çürük elma seçilir.

YERDEN YÜKSEK :

Bir tür kovalamaca oyunudur.ebe yerde durur ve diğer oyuncular bulundukları yerin yükseğine çıkmaya çalışırlar.ebe onları kovalar yükseğe çıkamayan vurulur ebe olur.

KÖREBE :

Ebenin gözleri bağlanır bu halde diğer oyuncuları yakalamaya çalışır.yakaladığı oyuncu ebe olur ve oyun tekrarlanır. bu oyun kağıt üzerinde oynanır -tombiş-oyununa benzer.-s-o-s- harfleri yan yana ,art arda getiren sos yapmış olur ve en çok sos yapan oyunu kazanır.

SOS :

bu oyun kağıt üzerinde oynanır -tombiş-oyununa benzer.-s-o-s- harfleri yan yana ,art arda getiren sos yapmış olur ve en çok sos yapan oyunu kazanır.

KARTAL :

Bu oyun kovalamaca oyunudur.oyuncu tam yakalanırken -kartal- der ve kollarını açar ve hareketsiz kalır.diğer oyumcular kolunun altından geçerek oyuncuyu kurtarır yakalanan ebe olur.

EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ :

Bir kişi kura ile ebe seçilir dizleri ve elleri üzerine çöker.diğer arkadaşları da ellerini sırayla üst üste koyarlar en üstte kimin eli olduğu ebeye sorulur eğer bilirse eli en üstte olan ebe olur bilemezse[iğnemi iplik mi davul mu zurna mı diye sorulur]iğneyi ve ipliği seçerse parmaklar sırtına batırılır.davulu seçerse sırtına vurulur,zurnayı seçerse kulağında bağırılır

İSİM TÜRETMECE :

Bir kişi herhangi bir isim söyler.diğerleri de belli bir zaman içinde söylenen ismin son harfiyle yeni bir isim türetmeye çalışır türetemezse oyun dışı kalır.

İP ÇEKMECE :

Karşılıklı kişilerin bir halatı veya ipi çekmesiyle oynanan bir oyundur.belirli bir sınırı vardır.gruplar halatı çekerken hangi grup sınırı geçerse o grup oyunu kazanır.

İP ATLAMA :

İki kişi ipi tutar kaç kişi varsa onlar sırayla atlar.oyun sırasında çoğunlukla tekerlemeler söylenir.genellikle kızlar arasında oynanan bir oyundur.

Laleli belkıs içeriye gir kız

İpten tut kız dışarıya çık kız

Denizde dalga hoş geldin abla

Eteğini topla rahat otur abla

Etek bluz ingiliz turist

Camide hoca ablama koca

SAKLAMBAÇ :

Bir kişi ebe olur.diğerleri, ebe gözlerini yumduğunda onun göremeyeceği yerlere saklanır.bu arada ebe elliye kadar sayar sayım bittiğinde –önüm arkam sağım solum söbe -der ve gözlerini açar yerinden uzaklaşıp diğerlerini bulmaya çalışır.diğerleri görünmeden ebe yerini sobelemeye çalışırlar ebenin sobeledikleri arasından ebe seçilir yakalayamazsa ebeliğine devam eder.

BİRDİR BİR :

En az üç kişi ile oynanır.bir kişi çömelir diğerleri onun üstünden atlar atlarken çömelene değen yanar bu defa o çömelir.şu şekilde de oynanır:sırasıyla herkes birbirinin üstünden atlar

DEVE CÜCE :

Bu oyun genellikle ilkokul çağındaki çocuklarla sınıfta öğretmen eşliğinde oynanır.-deve-dendiğinde çocuklar ayağa kalkar-cüce-dendiğinde oturur karıştıran oyun dışı kalır.

GECE GÜNDÜZ :

Deve-cüce oyununun gece-gündüz versiyonudur.gece deyince başlarını sıraya koyarlar gündüz deyince başlarını kaldırırlar.diğer kurallar aynıdır.

EVET HAYIR :

İki kişi arasında oynanır.biri diğerine soru sorar özellikle evet yada hayır cevabını alacağı sorulardır.eğer kişi bir yada iki dakika içinde evet yada hayır demezse kazanır.derse oyunu kaybeder.

KÖŞE KAPMACA :

Altı kişi ile oynanır. Oyunda amaç köşeleri kapmaktır. Bir tane ebe vardır. Oyuncular köşeleri kapmaya çalışırken ebe köşeleri kapmaya çalışır. Dışta kalan ebe olur.

KAYNAKLAR

  1. SEL, Ruhi,Eğitsel Oyun,Kadıoğlu Matbaası, Ankara -1982

  2. Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim , Nisan 2005, s.61-63, “Unutulmaya Yüz Tutmuş Çocuk Oyunları- Mahmut Kılıçalp* ( Biz bu projeye 15 Mart 2005 Tarihinde başlamıştık, bu makaleden projenin sonunda haberdar olduk.)

  3. Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim , Nisan 2005, s.63 , Osman Yavuz İNAL Karikatürü

  4. İnönü İ.Ö.O. Sınıf Öğretmeni Bahattin MEŞECİ, İnönü İ.Ö.O. Beden Eğitimi Öğretmeni Ömer ÖRNEK, Şehit Ersoy Gürsu Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Osman ŞEN ve Felsefe Grubu Öğretmeni Mürsel GÜLBÜZ; İnönü İ.Ö.O. 2., 3. ,4. ve 6.sınıf öğrencileri , Atatürk İ.Ö.O. Ana Sınıfı, 3A ve 3B sınıfı, 5.sınıf öğrencileri, Hamit Tekin İ.O. Ana Sınıfı , 1. ve 3. Sınıf öğrencileri ; , İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Maviş

  5. Ramazan Özgün (57), Fadime Özgün (60), Gülsüm Getir (42), Selim Meşeci (30), Hasan Peyk (70), Hatice Peyk (67), Kadınlı Köyü sakinleri, Çamlıca Mahallesi 1. Cadde Sakinleri ...

Rehber Öğretmen Selim MEŞECİ
Hazırlayanlar Alper ÖZGÜN
Özlem GETİR

17337
0
0
Yorum Yaz