................................Image Hosted by ImageShack.us


'' ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE ATATÜRK ''



Image Hosted by ImageShack.us

(Saat ) '' SIK KULLANILANLARA EKLEMEYİ UNUTMAYINIZ...'' ''HOŞ GELDİNİZ'' Cephe boyunca yatan binlerce askerimiz - Anzaklar’ın Olive - '' Eğitimcinin Köşesi 1'' - Blogcu

'' Şaşırmıştım. Büyük bir yığın Türk Askeri tepeden aşağıya doğru geliyordu. Tüfeğimle bu yığına nişan aldım ve yapmam gereken tek şey tetiği çekmekti ve tabii herbiri bir tarafa düştüler. '' Çavuş Daniel Curham - Wellington Piyade Bölüğünden - ( CONKBAYIRI-1915 )

28/4/2007

Cephe boyunca yatan binlerce askerimiz - Anzaklar’ın Olive

Anzaklar daha kuzeye çıktılar ve birinci gün muharebeleri boyunca Türkler tarafından İlk Anzak bölgesinde tutuldular.  Brighton Plajı’ndan iç kesimlere giden arazi Kuzey Plajı’nda ve Anzak Koyu’nda karşılaştıkları arazi kadar dağlık değildi. O gün 3. Tugay’ın zaiyatı çoktu, ancak Brighton Plajı’na inselerdi daha fazla zaiyat vermiş olabilecekleri tahmin ediliyor. Kabatepe’deki Türk topları ve biraz gerisinde olan ve Büyük Palamutluk Sırtı'ndaki (Anzaklar’ın Olive Grove dedikleri) topçuları, onları sahile çıkar çıkmaz yok edebilirdi.

Hint Katır Arabası Nakliye birliğinden bir Başçavuş
Britanya’nın Hint Ordusu’ndan olan bu birlik, Anzak bölgesinin tamamına malzeme taşımak için getirilmişti. Hintliler sahil boyunca ve çok içeride olmayan kısımlarda katır arabalarını kullanabiliyorlardı, ancak malzemeler cephenin gerisindeki depolara giden tepelere taşınmak üzere katırların sırtlarına yükleniyordu. Anzaklar Hintlilerle iyi anlaşırlardı. Hint birliğinin komutanı Binbaşı H M Alexander, Anzakların bütün Hintlileri ‘Johnny’ diye çağırıp, onlara bir kardeş gibi davrandıklarını ve bu yüzden Hintlilerin onları daha da çok sevdiklerini yazar. [AWM P00229.004]

Gelibolu seferi boyunca Brighton Plajı Anzaklar için daha sakin bir yerdi. Askerler diğer Anzak plajlarında olduğu gibi buraya her zaman Türk keskin nişancılarının ve top mermilerinin tehtidi altında yüzmeye geldiler. Çıkarmadan sonraki günlerde Anzak Koyu aşırı kalabalıklaşınca, Shrapnel Yarığı’nın ağzında bulunan Brighton Plajı’nda bir malzeme deposu kuruldu. Yüksek kutu ve çeşitli malzeme yığınları burada yükseldi ve Küçük Arıburnu ile plaj arasındaki alan kısa zamanda tahta, dikenli tel ve her çeşit istihkam malzemesiyle doldu. Su ve diğer malzemeyi katırlarla tepelere veya iki tekerlekli küçük katır arabalarıyla sahil boyu taşıyan Hint Katır Arabaları Bölüğü göreve ilk burada başladı. Topçu ateşinin daha da şiddetlenmesine rağmen, Anzak bölgesinin güneyindeki siperlerinden gelip malzeme alan askerler için, Anzak Koyu’ndan daha uygun bir yerde olan bu deponun kullanılmaya devam edilmesi kararlaştırıldı. Bu yüksek kutu yığınları, burada çalışanları gizlemek ve şarapnele karşı az da olsa korunma sağlamaları için özenle dizilmişti.

Brighton Plajı’ndaki Dawkins Burnu’nda su içtiması
Avustralya İstihkam birliğinden Çavuş Cyril Lawrence, Anzak bölgesinde temel gıda ve su bulmakta zorlanan cephedeki piyadelerin problemlerini şöyle tarif eder:

''Bize günlük bir şişe (1.2 litre) su verilir. Bu su yıkanmak için de yetmek zorunda ... Bütün su istihkakı ve malzemeler; mühimmat, top mermileri v.s. siperlere kadar askerler tarafından taşınmak zorunda – bazen 180 metre yukarıya. Zavallı piyadeler .''.. [Avustralya İstihkam birliklerinden Çavuş Lawrece’ın günlüğü. Sir Ronald East (editör), Melbourne, 1983, sayfa.26-27]

[AWM A01818]

22 Mayıs 1915 günü Brighton Plajın’da, Küçük Arıburnu’yla Kabatepe arasındaki üçte bir mesafede, yani plajın ilk Anzak mevzilerinin denize ulaştığı yerde olağan dışı bir olay meydana geldi.. Burada kum torbalarından bir duvar vardı ve bunun önünde denize kadar uzanan iki dikenli tel sırası vardı. 22 Mayıs sabahı Kabatepe’de beyaz bir bayrak gözüktü. Avustralyalıların beyaz bayrağı olmamasına rağmen, çabucak getirilen bir plaj havlusu bu işi gördü. Bundan sonra Türk elçileri plaj boyunca ilerleyip, Avustralyalı subayların kendilerini karşıladıkları telin yanına geldiler. BİNBAŞI OHRİLİ KEMAL, 19 Mayıs hücumunda ölen ve cephe boyunca yatan binlerce askerimizin gömülmeleri için yapılacak bir ateşkes hakkında görüşmeye gelmişlerdi. Sonunda bir Türk subayı gözleri bağlanarak plaj boyunca dikenli tele doğru yürütülmüştür. Charles Bean bu olayı seyrediyordu:

Birinci sırayı geçmesi için onu yönlendirdiler ... İkinci sırayı geçmesine yardım etmek için parkalar istediler; ancak bu arada birinin aklına bir fikir geldi. Yakında bir miktar Avustralyalı yıkanıyordu ... Birisi bir sedye bulmaya gitti – sonra yıkananlara seslenildi. Bu iri kıyım Avustralyalılardan ikisi – anadan doğma çıplak bir halde – sedyeyi daha büyük dikenli telin etrafından taşıdılar... Üç tane fotoğraf çektim!

[Bean, quoted in Frontline Gallipoli:C E W Bean’s diary from the trenches, Kevin Few[Bean’den alıntı. Kevin Fewster Frontline Gallipoli: C E W Bean’s Diary from the Trenches, Sydney, 1990, sayfa. 112]ster, Sydney, 1990, p 112]

Gözleri bağlanan elçimiz 22 Mayıs 1915 günü Brighton Plajı’nda, dikenli tel etrafından taşınırken

Yüksek rütbeli bir Türk subayının ayaklarının ıslatılmasının kabul edilecek bir şey olmadığını düşünmüş olmalılar.

Büyüt (yeni pencere) photo: see caption below
Gözleri bağlanıp, sedyeye oturtulmuş Binbaşı Ohrili Kemal 22 Mayıs 1915 günü, Brighton Plajı’nda yüzen iki çıplak Avustralyalı tarafından dikenli telin etrafından taşınıyor. Elçi, 19 Mayıs’taki başarısız Türk hücumundan sonra Anzak siperlerinin önünde yatan Türk şehitlerini gömmek için ateşkes görüşmelerine gelmişti. [AWM G00988]

Panel 4: A Turkish officer is led blindfolded through the Anzac lines

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu  

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »