Saat Kulesi: Kent merkezinde, 1897 yılında İtalyan Konsolosluğu da yapan Vitalis isimli tüccar tarafından parası ödenerek inşaa edilen Saat Kulesi, Ayvalık taşından yapılmış olup, dört cephesinde de birer adet saat bulunmaktadır. Kare planlı aşağıdan yukarıya doğru incelen bir görüntüye sahiptir. Gövdesi dikdörtgen silmelerle beşe bölünmüştür. En üstte çanın asıldığı çokgen gövdeli kubbeli köşk yer alır. Onun altında dört yönde yuvarlak kadranla saat bulunur.
İki ve üçüncü katlarda birer, hafif sivri kemerli aydınlık pencereleri ile ikinci katta bir balkonu vardır. En altta güney cephede bir kapı, kuzeyde basamaklı silmeli çeşme nişi görülür. Çeşmenin mermer kurnası ve ayna taşı vardır.

Aynalı Çarşı: 1889 yılında 2, Abdülhamit'in padişahlığı sırasında, Çanakkale'nin önde gelen Yahudi ailesinin bir üyesi Halyo tarafından inşa ettirildi.Doğrulanmayan bir iddiaya göre de çok daha önceleri yapıldı ve Evliya Çelebi, seyahatnamesinde Çarşı'dan söz etti. İlya Halyo ise söz konusu tarihte çarşıyı onarttı ve kullanıma açtı. Bazı anlatımlara göre Gelibolu Çıkartması sırasında Mart 1915'te İngiliz zırhlısı Quenn Elizabeth'in Çanakkale çevresindeki Türk tabyalarını bombardımanı sırasında yıkıldı.
1921'den sonra bir dönem giriş kapısı dışında büyük ölçüde yıkık olarak kaldı ve çarşı olarak kullanılmadı. Resmi kayıtlarda "Bedesten arsası" olarak yer aldı, daha sonra bu arsa üzerinde 14 dükkan inşa edildi.1967 yılında kadastro uygulaması yapıldı ve Çarşı'nın ilk krokisi çizildi. Çarşının tüm yazılı ve sözlü anlatımlara göre özgün durumunun tipik bir arsada olduğu ve İstanbul'daki Mısır Çarşısı'nın "Minyatürü" olduğu belirtilmektedir.Üzerinin küçük kubbelerden oluştuğu, çokgen köşeli pencerelerle doğal aydınlanmanın sağlandığı belirtilmektedir.
1967'deki onarım sırasında bir benzetme olarak kullanılmaktadır. Çarşı içerisindeki dükkanlarda çok eskiden ayna satılmasından bu benzetmenin yapıldığı sanılıyor. Askerlerin çarşıya çıktıklarında buralardan cep aynası satın almaları halk arasında bu şekilde anılmasına sebep olmuştur.
