
Çanakkale Boğazı’nın iç kısımlarındaki savunma hattı, kolayca geçilemeyeceğini kanıtladı. Büyük savaş gemilerinin kalelere yaklaşıp vurabilmesi ve Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine ulaşması için, mayınların temizlenmesi gerekiyordu. Ancak, Britanyalıların mayın tarama gemisi gibi donatılan balıkçı teknelerinin, kıyıdaki bataryalara kolay lokma olmaları yüzünden mayın temizleme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Sonunda, aralarında Kraliyet Donanması’nın en modern drednotu olan Queen Elizabeth’in de bulunduğu 16 Britanya ve Fransız savaş gemisi ve kruvazörünün, mayınları savunan kaleler üzerine büyük çapta bir saldırı düzenlemesi kararlaştırıldı.
Bu muazzam donanma, 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı’ndan içeri girdi. Savaş gemileri, boğazın 12 kilometre kadar içerisinden, boğazın dar yerinde bulunan kaleleri (Çimenlik ve Kilitbahir) ve Kepez Burnu’nun güneyindeki Dardanos Tabyası’na top mermisi yağdırdı. İlk başta bombardıman başarılı olurmuş gibi görününce, mayın tarama gemileri çağrıldı, ancak o sırada Fransız savaş gemisi Bouvet bir mayına çarptı (Gelibolu kıyısındaki bataryalardan atılan bir top mermisi de buna isabet etmiş olabilir) ve 600 mürettebatı ile birlikte bir kaç dakika içinde battı. Daha sonra iki Britanya savaş gemisi de battı. Mayın tarama gemileri bir kere daha Türk topçularının isabetli ateşi karşısında çok az ilerleme kaydebildiler. O gece, Britanyalılar denizden saldırılarına devam etmeme kararına vardılar ve Türkiye, dünyanın en büyük deniz kuvveti karşısından bir zafer kutladı.


