AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ YAZI TAMAMEN GERÇEKTİR...
''Tubb’ın o mevzide parapetin üzerinde duran sekiz ve düşman bombalarını yakalayıp geri atmak veya patlamanın etkisini azaltmak için siperdeki Türk parkalarıyla bombaların üzerlerini örtmek için siperin içinde kalmaları söylenen, onbaşılar Webb ve Wright da dahil olmak üzere 10 askeri vardı. Birinci hücumda ‘Allah! Allah’ diye bağırıp, sipere giren bir kaç düşman askeri ya vuruldu ya da süngülendi. Tubb ve askerleri şimdi parapetin üzerinden Goldenstedt’s Siperi’ne yaklaşan veya açıktan sürünmeye kalkanlara ateş ediyorlardı. Tabancasını kullanan Tubb’ın dikkatsizce parapetin üzerinden kendisini göstermesi, askerlerinin de onu örnek almasına yol açtı. O, parapetin üzerinde çömelen ve siper almış bir Türk’ü vuran askerlerinden birinin sırtına vurup, “Aferin oğlum” dedi. Aynı asker sonradan: “O yukarıdayken kendi kafamı eğmeyi düşünemezdim” dedi.
Fakat bombaları yakalayan askerler birer birer paramparça oldular. Wright, yüzüne doğru patlayan ve kendisini öldüren bir bomba yakaladı. Essendon semtinden bir öksüz olan Webb bombaları yakalamaya devam etti, ancak onun iki eli de koptuğundan Kanlısırt’tan tahliye edildi ve Brown Çukuru’nda öldü. Bir an, bir kaç bomba aynı zamanda Tubb’ın köşesinde patladı. Dört asker öldü veya yaralandı, beşincisi tüfeği parçalanmış bir şekilde yere düştü. Kolundaki ve kafasındaki bomba yaraları kanayan Tubb savaşmaya devam etti ve en sonunda ona destek olarak sadece, Ballarat şehrinden Onbaşı Dunstan ve arkadaşı olan Euroa kasabasından Onbaşı Alexander Burton kalmıştı. Bu sırada, siperi savunanları geri fırlatan ve kum torbalarını yere düşüren şiddetli seri patlamalar meydana geldi. Türklerin barikatı yerle bir etmek için bombalarla saldırdığı anlaşıldı. Tubb düşmanı geri püskürtürken, Dunstan ve Burton duvarı tekrar yükseltmek için çalışırlarken aralarında patlayan bir bomba Burton’ı öldürüp arkadaşını geçici olarak kör etti. Tubb, yandaki mevzi olan Tubb’ın Köşesi’nden asker getirdi, ancak düşman hücumu zayıflamıştı. Türkler bomba atmaya ve havaya ateş etmeye devam etnekerine karşın, bir daha barikata saldırmaya kalkmadılar.
[Charles Bean, The Story of Anzac, Sydney, 1924, cilt.2, sayfa.560-561]

ANZAK PLAJI 1915

HAYVANLARLA YÜK TAŞIYAN HİNTLİ ASKERLER...

C. N. R. Huntley'nin Gelibolu'daki Mezarı...

Hell Spit Mezarlığı - GELİBOLU

Teneke bombalar yapan Anzaklar...

Lord Kitchener Denetlemede.. 14/11/1915

Anzak Koyu...Çekilme Zamanları...
6 Ağustos 1915 günü saat 17.30’da Türk cephesine, New South Wales Eyaleti’nden gelen 2., 3. ve 4. Taburların yaptığı hücumda Avustralyalı askerler muharebe anında kendilerini Türklerden açıkça ayırt etmek için patiskadan pazubantlar taktılar. [AWM ART02931]